Türbanlı Şalvarlı Annemi Siktim Türkçe Konuşmalı Porno
Mehtap Soykan, evin en sessiz köşesinde, ütü masasının başında duruyordu. Başörtüsü her zamanki gibi sıkıca bağlanmış, koyu renk şalvarı kalçalarının hatlarını zarifçe sarıyordu. Sabahın erken saatleriydi; ev sessiz, çocuklar okulda, koca işte… Ütüye geçirdiği gömleğin buharı havaya yükselirken, Mehtap’ın aklı başka yerlerde dolaşıyordu. Yıllardır bu evde üvey anne rolü oynuyordu; herkes ona “anne” diyordu ama o, içindeki ateşi bastırmakta zorlanıyordu. Özellikle de üvey oğlu Kerem’le aynı çatı altında geçirdiği son aylarda… Genç adamın bakışları, tesadüfi dokunuşlar, geceleri koridorda karşılaştıklarında havada asılı kalan o elektrik… Hepsi birikip birikip patlamaya hazır bir volkan gibiydi.Kerem o gün okuldan erken dönmüştü. Kapıyı usulca açıp içeri girdiğinde salonda annesini gördü. Mehtap eğilmiş, ütü masasının üzerindeki kumaşı düzeltiyordu; şalvarı gerilmiş, kalçaları dolgun bir şekilde dışarı taşmıştı. Kerem’in nefesi kesildi. Bir an durdu, sonra sessizce yaklaştı. Mehtap’ın farkında olmadığını sanıyordu ama kadın, aynadan oğlunun yansımasını görmüştü. Yine de dönmedi, sadece ütüyü biraz daha yavaş hareket ettirdi. Sanki davet ediyordu.Kerem dayanamadı. Arkasından yaklaşıp beline sarıldı. Mehtap irkildi ama kaçmadı. “Kerem… ne yapıyorsun?” diye fısıldadı, sesi titrek ama kararlı. Genç adam cevap vermedi; ellerini şalvarın üzerinden kalçalarına kaydırdı, sertçe sıktı. Mehtap’ın nefesi hızlandı, ütüyü kapatıp masaya bıraktı. Başörtüsünün altından saçları hafifçe dağılmıştı. Kerem onu kendine çevirdi, göz göze geldiler. Mehtap’ın gözlerinde hem utanç hem arzu vardı. “Bunu yapmamalıyız…” dedi ama sesi inandırıcı değildi.Kerem susturdu onu; dudaklarını Mehtap’ın dudaklarına bastırdı. İlk başta hafif bir öpücük, sonra derinleşti. Mehtap önce direndi, sonra kollarını oğlunun boynuna doladı. Öpüşürken elleri birbirinin bedeninde geziniyordu. Kerem, üvey annesinin başörtüsünü bozmadan, sadece kenarından tutup boynunu öptü. Mehtap inledi, başını geriye attı. Şalvarın bağcığını çözdü, kumaş yavaşça aşağı kaydı. Altında sade ama seksi bir külot vardı; beyaz dantelli, ıslanmıştı bile.Kerem diz çöktü, yüzünü Mehtap’ın kasıklarına gömdü. Kokusunu içine çekti, dilini külotun üzerinden gezdirdi. Mehtap’ın elleri saçlarına dolandı, “Allahım… Kerem…” diye inledi. Genç adam külotu kenara çekti, trim edilmiş bölgeyi ortaya çıkardı ve dilini yavaşça içine soktu. Mehtap’ın bacakları titriyordu; ütü masasına tutundu, kalçalarını ileri geri oynatmaya başladı. Zevkten başı dönüyordu.Bir süre sonra Kerem ayağa kalktı, pantolonunu indirdi. Sertleşmiş erkekliği dışarı fırladı. Mehtap gözlerini alamıyordu; elini uzatıp okşamaya başladı, yavaşça sıvazladı. “Bunu istiyordum… uzun zamandır” diye fısıldadı. Kerem onu ütü masasının üzerine oturttu, bacaklarını ayırdı. Şalvar tamamen yere düştü, başörtüsü hâlâ yerindeydi; bu kontrast ikisini de daha çok tahrik ediyordu. Kerem yavaşça içine girdi; Mehtap’ın sıcaklığı onu sardı. İkisi de aynı anda inledi.Başta yavaş, ritmik hareketler… Kerem ileri geri gidip gelirken Mehtap’ın göğüslerini avuçladı, bluzun üzerinden sıktı. Sonra tempo arttı. Masanın ayakları gıcırdıyordu, ütü yere düşmüş, buhar hâlâ yükseliyordu. Mehtap’ın inlemeleri yükseldi; “Daha hızlı… oğlum… sik beni…” diye fısıldıyordu. Kerem hızlandı, sertçe vuruyordu. Mehtap’ın başörtüsü hafifçe kaymıştı ama hâlâ bağlıydı; bu görüntü Kerem’i çıldırttı.Pozisyon değiştirdiler. Mehtap masaya doğru eğildi, dört ayak üstüne geçti. Kerem arkadan girdi; kalçalarını avuçlayıp kendine çekti. Her darbede Mehtap’ın göğüsleri sallanıyor, inlemeleri odayı dolduruyordu. “İçime… boşal içime…” diye yalvardı. Kerem dayanamadı; birkaç güçlü hamleyle derinlere boşaldı. Sıcak sıvı Mehtap’ın içine dolarken kadın da titreyerek orgazma ulaştı, bacakları kasıldı, nefesi kesildi.İkisi de yere çöktü, nefes nefese. Mehtap başörtüsünü düzeltti, şalvarını yukarı çekti. Kerem’e baktı, gülümsedi. “Bunu kimse bilmemeli… ama yine yapacağız, değil mi?” Kerem başını salladı, elini üvey annesinin yanağına koydu. “Her fırsatta, anne…” dedi usulca. Ev sessizliğe gömüldü ama aralarındaki ateş artık sönmeyecekti. O ütü masası, artık sadece çamaşır ütülemek için kullanılmayacaktı.