Ekleyen Kanal: Starlar:

Rahipler Tatlı Kıza Grup Yapıyor Hem Götünü Hem Amını
Bir rahip, Tommy Pistol, evinin sakin sessizliğinde akşam duasını ederken kapının çalmasıyla irkilir. Kapıyı açtığında karşısında kilisenin genç ve narin müritlerinden Mia’yı, yani Lexi Lore’u bulur. Mia’nın yanakları al al olmuş, gözleri yere sabitlenmiş, elleri sinirle birbirine kenetlenmiştir. Titrek bir sesle derdini anlatmaya başlar: Son haftalardır zihni baştan çıkarıcı, kirli düşüncelerle dolup taşmaktadır. Geceleri uyku girmemekte, gündüzleri ise en masum anlarda bile şehvet dalgaları bedenini sarsmaktadır. Bu durumdan utanç duyduğunu, günahkâr hissettiğini söyler ve rahipten manevi bir çıkış yolu, bu arzuları bastırmanın yollarını göstermesini yalvarır.Tommy, dışarıdan bakıldığında anlayışlı ve babacan bir tavır takınsa da, Mia’nın bu samimi itirafı karşısında içinde bambaşka bir heyecan uyanır. Genç kızın masumiyeti, utangaçlığı ve çaresizliği onu derinden tahrik eder. Yüzüne sahte bir merhamet maskesi yerleştirerek Mia’yı içeri davet eder, yumuşak bir sesle teselli eder: “Hepimiz insanız evladım, şeytan en zayıf anlarımızda bizi sınar. Ama önemli olan, bu sınavı nasıl verdiğimizdir.” Mia’yı kanepeye oturtur, yanına sokulur ve elini omzuna koyarak “sakin ol” der. Ancak aklından geçenler hiç de sakin değildir.Tam o sırada kapı tekrar çalınır. Tommy’nin iki yakın arkadaşı ve meslektaşı, rahipler Tommy Gunn ile Charles Dera, ansızın ziyarete gelmiştir. Tommy bu tesadüfü bir işaret olarak görür ve onları buyur eder. Mia’nın derdini kısaca onlara da aktarır. Üç rahip bir an birbirlerinin gözlerine bakar; aralarında sözsüz, şeytani bir anlaşma kurulur. Hepsinin zihninde aynı karanlık plan şekillenir.Mia’ya dönerek ciddi ve otoriter bir üslupla konuşmaya başlarlar. “Sevgili kızım, senin yaşadığın bu durum pek çok mümin için tanıdık bir imtihandır” derler. “Şehvet, ruhu esir alan en güçlü zincirdir. Ama Tanrı bize bu zinciri kırmak için yollar da bahşetmiştir.” Mia şaşkınlıkla dinlerken sözlerine devam ederler: “Bazen bu arzuyu bastırmak yerine, onu kutsal bir amaç uğruna serbest bırakmak gerekir. Bizler, Tanrı’nın kulları olarak, bedenlerimizi birleştirip senin içindeki bu ateşi söndürebilir, ruhunu tamamen arındırabiliriz. Bu birleşim günah değil, bilakis bir kurtuluş ayinidir. Seni bu kirden temizlemek için kendimizi feda ediyoruz.”Mia önce afallar, inanamaz. Bu sözler aklına yatmaz gibi görünse de, rahiplerin kendinden emin tavırları, yıllardır güvendiği kutsal kişilerin otoritesi ve “Tanrı böyle istiyor” telkini yavaş yavaş direncini eritir. “Gerçekten… bu doğru mu? Bu şekilde kurtulabilir miyim?” diye sorar, sesi titrerken. Üçü birden “Evet yavrum, bu senin ruhunun özgürleşmesi için tek yol” diye onaylar.Mia başını eğer, gözlerini kapar ve teslim olur. Rahipler etrafını sarar. Önce nazikçe kıyafetlerini sıyırırlar; Mia’nın teni loş ışıkta titrer. Utanç ve korkuyla karışık bir heyecan bedenini sarar. Rahipler onu yönlendirir, öper, okşar ve bedenini keşfeder. Giderek daha yoğun, daha kararlı hareketlerle üçü birden Mia’ya yönelir. Biri dudaklarını ele geçirirken, diğeri göğüslerini avuçlar, üçüncüsü ise en mahrem yerlerine ulaşır. Mia önce direnir gibi olsa da, bedenine yayılan zevk dalgaları vicdanını susturur.Sonunda o en yoğun ana gelir: Mia, üç rahip tarafından aynı anda alınır. Ağzı, vajinası ve anüsü tamamen dolu halde, nefes almakta zorlanır. “Airtight” dedikleri bu tam teslimiyet anında Mia’nın zihni bulanır; suçluluk yerini saf bir haz ve boyun eğişe bırakır. Rahipler ona sürekli telkin verir: “Bırak kendini, bu Tanrı’nın lütfu, günahların bedeli değil kurtuluşun ta kendisi.” Saatler süren bu tuhaf ritüelde Mia defalarca doruğa ulaşır; her orgazmda biraz daha “arınmış” hissetmeye başlar.Gece bittiğinde Mia bitkin düşmüş, yere uzanmıştır. Gözlerinde artık o eski suçluluk kırıntısı bile yoktur; yerine garip, derin bir huzur yerleşmiştir. Üç rahip ise birbirlerine memnuniyetle bakar. Mia o evden çıktığında, kurtuluş umuduyla girdiği kapıdan bambaşka biri olarak ayrılır. Zihnindeki şehvet gerçekten silindi mi, yoksa sadece daha karanlık bir biçime mi evrildi; bunu belki sadece gelecek günler gösterecektir.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*