Ekleyen Kanal: Starlar:

Güzeller Güzeli Üvey Annesi Oğluna Yardımcı Oluyor
Aile tatili için gittikleri lüks resort, güneş, deniz ve palmiyelerle dolu bir cennet gibiydi. Jolene, üvey oğlu Danny’yi izlerken içten içe hem gülüyor hem de üzülüyordu. Havuz kenarında, Danny cesaretini toplayıp yanına yaklaştığı genç kıza bir şeyler söylemeye çalışıyor, ama kelimeler boğazında düğümleniyor, kız da nazikçe gülümseyip uzaklaşıyordu. Danny’nin omuzları düşmüş, yüzü kıpkırmızı halde geri dönerken, Jolene kocası Michael’la bakışıyordu. Michael, Will Pounder lakabıyla bilinen o kendinden emin, biraz da yaramaz adam, piposunu tüttürürken kıs kıs güldü. “Bak şu çocuğa,” dedi alçak sesle, “Kızlarla konuşmayı bile beceremiyor. Bu gidişle ömrü boyunca bakire kalacak.” Jolene başını salladı, ama gözlerinde farklı bir ifade vardı. “Çok utangaç, çok çekingen… Biraz cesaret lazım ona.” Michael bir an durdu, sonra gözleri parlayarak Jolene’e döndü. “O zaman sen ver şu cesareti,” dedi doğrudan. “Git, oğlunu becer. Hem kendine güveni gelir, hem de şu sıkıcı tatilden biraz eğlence çıkar.”Jolene önce şaşırdı, ama dudaklarında muzip bir gülümseme belirdi. Michael’la evlilikleri zaten geleneksel sınırların çok ötesindeydi; ikisi de tabulara inanmıyor, arzularını özgürce yaşıyorlardı. Bu fikir ilk başta çılgınca gelse de, Jolene’in içinde bir yerlerde yatan o yasak heyecan birden uyanmıştı. Danny’yi izledi: uzun boylu, yakışıklı ama utangaç, gözleri yerde, elleri cebinde… Oğlunun bu kadar ezik kalmasına gönlü razı gelmiyordu. “Tamam,” dedi sonunda, sesi kararlı ama baştan çıkarıcı. “Ama sen de izleyeceksin, değil mi?” Michael kahkaha attı. “Tabii ki izleyeceğim. Hem belki sonra sıra bana da gelir.”Jolene havuz kenarından kalktı, ince pareosunu beline bağlayıp Danny’nin yanına gitti. “Gel bakalım yakışıklı,” dedi tatlı bir sesle, koluna girerek. “Biraz konuşalım mı? Odada daha rahat olur.” Danny şaşkın şaşkın baktı. “Anne… yani Jolene… ne oluyor?” Ama annesinin elinin sıcaklığı, parfümünün kokusu, o kendinden emin yürüyüşü karşısında itiraz edemedi. Michael arkalarından bakıp başparmağını kaldırdı, sanki “Hadi oğlum, şansın yaver gitsin” der gibi.Otele girdiklerinde kapıyı kapattılar. Oda loş, klima serin, yatak kocaman ve davetkârdı. Jolene kapıyı kilitleyip Danny’ye döndü. “Şu kız seni reddetti diye üzülme,” dedi yumuşakça, parmaklarını Danny’nin göğsüne koyarak. “O anlamıyor seni. Ama ben anlıyorum.” Danny yutkundu. “Jolene… bu… bu yanlış değil mi?” Jolene güldü, o gülüş hem anne şefkati hem de dişi bir avcı gibiydi. “Yanlış olan, senin gibi yakışıklı bir erkeğin hâlâ kendini göstermemesi. Gel, sana göstereyim ne kadar değerli olduğunu.”Üstündeki ince bluzu yavaşça çıkardı, altında sadece dantelli bir sütyen vardı. Danny’nin gözleri faltaşı gibi açıldı. Jolene yaklaştı, ellerini Danny’nin omuzlarına koyup onu yatağa oturttu. “Rahat ol,” diye fısıldadı kulağına. “Bugün sadece sen ve ben varız. Ve ben seni utandırmayacağım… aksine, sana her erkeğin hayalini göstereceğim.” Parmakları Danny’nin şortunun üzerinden sertleşen kabarıklığı okşamaya başladı. Danny inledi, başı geriye düştü. Bütün utangaçlığı, bütün korkusu eriyordu o dokunuşla.Jolene diz çöktü, şortu indirdi ve Danny’nin toy ama dimdik sikini avuçladı. “Bak ne kadar güzel,” dedi hayranlıkla. Dudaklarını yaklaştırdı, yavaşça öptü, sonra dilini başından aşağı kaydırdı. Danny titriyordu, nefesi kesik kesikti. Jolene başını kaldırıp gözlerinin içine baktı. “Şimdi sıra sende,” dedi. “Bana dokun. Korkma. İstediğin her şeyi yapabilirsin.” Danny titreyen elleriyle Jolene’in göğüslerini avuçladı, sonra cesaretini toplayıp sütyeni çıkardı. O dolgun, sıcak memeler avuçlarında kaybolurken inledi. Jolene onu sırtüstü yatırdı, üstüne çıktı. Kalçalarını indirip Danny’nin sikini yavaşça içine aldı. “İşte böyle… yavaş… derin nefes al…” Danny’nin kalçaları istemsiz yukarı kalktı, o sıcak, ıslak kavrayışa gömüldü.Jolene ritim tutturdu, kalçalarını indirip kaldırırken inliyordu. “Hadi oğlum… daha sert… kendine güven… sen busun işte!” Danny sonunda kendini bıraktı. Elleri Jolene’in kalçalarını sıktı, ritme uydu, daha derine girdi. Oda inlemelerle, tenlerin çarpışmasıyla doldu. Jolene öne eğildi, Danny’nin dudaklarını öptü; anne-oğul değil, iki aşık gibi. Sonra pozisyon değiştirdiler; Danny annesinin üstüne çıktı, köpek pozisyonunda arkadan girdi. Her darbede daha güçlü, daha kendinden emin hissediyordu. Jolene zevkten çıldırmış gibiydi: “Evet… işte böyle… boşal içime… hadi!”Danny dayanamadı. Zirveye ulaştığında bütün bedenini titreten bir orgazmla patladı, sıcak döllerini Jolene’in içine boşalttı. Jolene de aynı anda titreyerek boşaldı, inlemeleri odayı doldurdu. Bir süre öyle kaldılar, nefes nefese, ter içinde. Sonra Jolene dönüp Danny’yi öptü, yanağını okşadı. “Gördün mü? Sen harikasın. Artık hiçbir kız seni reddedemez.”Kapı hafifçe çalındı. Michael içeri girdi, elinde iki kadeh şampanya. “Tebrikler oğlum,” dedi gülerek. “Artık erkek oldun.” Danny utangaç ama gururlu bir gülümsemeyle başını salladı. Tatil daha yeni başlıyordu ve Danny’nin gözlerinde artık o eski utangaçlık yoktu. Yerine, kendine güvenen, arzularını bilen bir genç adam bakıyordu.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*