Ekleyen Kanal: Starlar:

Büyük Memeli Üvey Annem Beni Baştan Çıkarttı

Little Puck’ın canlandırdığı olgun, çekici üvey anne figürü, evin kapısını açtığında misafirini sıcak bir gülümsemeyle karşıladı. Oğlu Can’ın en yakın arkadaşı Emre, üniversiteden dolayı bir süre onlarda kalacaktı. Valizini kapının önüne bırakırken Emre biraz çekingen duruyordu ama kadın hemen kollarını açtı: “Gel bakalım oğlum, hoş geldin. Burası artık senin evin de sayılır.” Emre içeri girerken kadın kapıyı kapattı, elini omzuna koydu ve gözlerinin içine bakarak fısıldadı: “Sen benim oğlumun en iyi arkadaşı olduğun için, bana ‘anne’ diyebilirsin. Burada kaldığın sürece ailemizdensin… Ve dürüst olmak gerekirse, hep daha fazla oğlum olsun istemişimdir.”Emre şaşkınlıkla duraksadı ama kadının sesindeki samimiyet onu rahatlattı. Salona geçtiler, koltuğa oturdular. Kadın kahve koyarken devam etti: “Aptal eski kocam sadece bir çocuk istiyordu. ‘Yeter artık, bir tane yeter’ der dururdu. Ama ben… ben hep kalabalık bir aile hayal ettim. Büyük sofralar, kahkahalar, koşuşturan çocuklar… O yüzden Can doğduğunda içimde bir boşluk kaldı. Daha çok oğlum olsun istedim, daha çok sevecek yüreğim vardı.” Emre gülümsedi, “Anne… yani, şey… teşekkür ederim. Gerçekten aile gibi hissettiriyorsun.” Kadın göz kırptı: “İşte öyle olsun istiyorum. Sen de benim oğlum gibi olacaksın burada.”Günler geçtikçe evdeki hava değişmeye başladı. Sabahları kadın mutfakta kahvaltı hazırlarken Emre’yi yanına çağırır, “Gel yardım et oğlum, annene sarıl” derdi. Emre sarılırken kadının dolgun göğüsleri bedenine değiyor, parfümünün kokusu başını döndürüyordu. Kadın farkındaydı; her seferinde biraz daha yakın duruyor, elini sırtında gezdiriyor, “Ne kadar yakışıklı olmuşsun, büyümüşsün” diye iltifat ediyordu. Emre’nin kalbi hızlanıyordu ama bir şey diyemiyordu. Akşamları film izlerken koltukta yan yana oturuyorlardı; kadın bacağını Emre’nin bacağına yaslıyor, başını omzuna koyuyordu. “Rahat mısın oğlum? Annen burada, korkma” diyordu usulca.Bir gece, Can dışarıda arkadaşlarıyla kalacağını söyleyince ev ikiye kaldı. Kadın salonda şarap içiyordu, ince bir gecelik giymişti; kumaş vücuduna yapışmış, hatlarını belli ediyordu. Emre içeri girdiğinde kadın ayağa kalktı, yanına yaklaştı. “Oğlum… yalnız kaldık işte. Hep istediğim gibi, birden fazla oğlumla vakit geçirmek…” Emre yutkundu: “Anne… ne demek istiyorsun?” Kadın elini Emre’nin yanağına koydu, dudaklarını yaklaştırdı: “Demek istediğim şu: Seni de seviyorum. Hem de çok. Aile olmak böyle bir şey değil mi? Birbirimizi sevmek, yakın olmak…”Öpüşme başladı; yumuşak, sonra derin. Kadın Emre’nin tişörtünü çıkardı, ellerini göğsünde gezdirdi. “Bak, ne kadar güçlü olmuşsun” diye mırıldandı. Emre’nin elleri kadının beline gitti, geceliği sıyırdı. Dolgun göğüsleri dışarı çıktı; kadın inledi, Emre’nin başını göğüslerine bastırdı. Emre emmeye başladı, meme uçlarını yaladı, ısırdı hafifçe. Kadın titriyordu: “Evet… oğlum… anneni sev böyle.” Pantolonunu indirdi, sertleşmiş erkekliğini avucuna aldı. Yavaşça sıvazladı, sonra diz çöktü. Ağzına aldı; derinlere kadar emdi, diliyle dolaştı. Emre inledi, saçlarını tuttu.Kadın ayağa kalktı, Emre’yi koltuğa oturttu. Kucağına tırmandı, külotunu kenara çekti. Sert erkekliğini içine yerleştirdi; sıcak, ıslak ve dar… Yavaşça oturdu, inledi: “Ahh… oğlum… içimde hissediyorum seni.” Cowgirl pozisyonunda binmeye başladı; kalçalarını indirip kaldırıyor, göğüsleri sallanıyordu. Emre ellerini kalçalarına koydu, sıktı. Kadın hızlandı: “Daha derin… doldur anneni!” Sonra döndü; reverse cowgirl’de sırtı Emre’ye dönük, kalçalarını daireler çizerek salladı.Pozisyon değişti; kadın yan yattı, bir bacağını kaldırdı. Emre arkadan kaşık pozisyonunda girdi, ritmik vuruyordu. Kadın inliyordu: “Evet… aile olmak böyle… seni içimde hissetmek…” Sonra dört ayak üstüne geçti; köpek stiliyle kalçalarını geri itti. Emre arkadan sertçe vuruyordu, her darbede kadın çığlık atıyordu. Tempo doruğa ulaştı; kadın titreyerek orgazma geldi, bedeni kasılıp gevşedi. Emre de dayanamadı; içine boşaldı, sıcak sıvı derinliklere doldu.Kadın dönüp Emre’ye sarıldı, nefes nefese: “Şimdi daha büyük bir ailemiz var, değil mi oğlum? Sen de benimsin artık.” Emre başını salladı, kadının saçlarını okşadı. Evdeki sessizlikte yeni bir bağ doğmuştu; üvey anne-oğul değil, anne ve “ekstra oğul” arasındaki ateşli, gizli bir ilişki. Kadın gülümsedi: “Can bilmese daha iyi… Ama sen her zaman burada kal, annenin istediği gibi.” Emre onayladı; bu hafta sonu, sadece bir başlangıçtı. Artık ev, kalabalık bir ailenin sıcaklığıyla doluydu – en azından kadının hayallerinde.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*