Sevgilisinin Büyük Memeli Annesine Çakıyor
“ Sanki yeni bir en iyi arkadaşım varmış gibi hissediyorum. Oğlum hiç benimle tenis oynamak istemiyor. Ya da alışverişe gitmek… Seninle takılmak çok eğlenceli. Bu gece burada kalmalısın… Hayır, tabii ki sorun değil. Ben gidip akşam yemeğini hazırlamaya başlayayım…”Bu sözler, geniş ve aydınlık salonda sıcak bir gülümsemeyle dile getirildi. Olgun, bakımlı ve oldukça çekici üvey anne, koltukta yanına oturduğu genç kızla sohbet ediyordu. Kızın üzerinde rahat bir tişört ve kısa bir şort vardı; uzun bacakları ve genç vücudu her hareketinde dikkat çekiyordu. Üvey anne ise dar bir bluz ve kalçalarını saran bir etek giymişti. Dolgun göğüsleri bluzun düğmeleri arasından hafifçe belli oluyor, her nefes alışında göğüsleri nazikçe yükselip iniyordu.Üvey anne, kızın elini tuttu ve parmaklarını hafifçe sıktı. “Gerçekten, oğlum son zamanlarda hiç vakit geçirmek istemiyor benimle. Tenis kortuna davet etsem ‘yok anne meşgulüm’ diyor. Alışverişe çıksak canı sıkılıyor. Ama sen… sen bambaşkasın. Seninle saatlerce konuşabiliyorum, gülüyoruz, eğleniyoruz. Sanki yıllardır tanıdığım en yakın arkadaşım sensin.”Genç kız utangaç bir şekilde gülümsedi ama gözlerinde merak ve heyecan vardı. “Gerçekten mi? Çok sevindim. Ben de sizinle vakit geçirmekten keyif alıyorum.”Üvey anne biraz daha yaklaştı, bacağı kızın bacağına değdi. “O yüzden diyorum ki… bu gece burada kal. Odalarımız boş, misafir odasını hazırlayayım istersen. Ya da… istersen benim odamda da kalabilirsin. Beraber film izleriz, sohbet ederiz. Sabah kahvaltıda da birlikte oluruz. Ne dersin?”Kız tereddüt etti ama üvey annenin sıcak gülümsemesi ve davetkâr bakışları karşısında “Tamam… kalayım o zaman” dedi.“Harika!” Üvey anne heyecanla ayağa kalktı. “Ben gidip akşam yemeğini hazırlamaya başlayayım. Sen rahatına bak. İstersen havuza gir, istersen salonda takıl. Yemek hazır olunca çağırırım seni.”Mutfak tezgâhına geçtiğinde üvey annenin aklından bambaşka düşünceler geçiyordu. Genç kızın vücuduna bakışları, onun dolgun dudaklarına, ince beline ve yuvarlak kalçalarına takılıp kalmıştı. Yemek yaparken bile aklından çıkmıyordu. Sebzeleri doğrarken kendi kendine mırıldandı: “Ne kadar da güzel… oğlumun arkadaşı olması ne şanslı bir durum. Belki bu gece… biraz daha yakınlaşırız.”Yemek masasını hazırladıktan sonra salona geri döndü. Kız kanepede oturuyordu. Üvey anne yanına oturdu, bu sefer daha yakından. Elini kızın dizine koydu ve yavaşça okşadı. “Yemek birazdan hazır olur. Ama öncesinde… sana bir şey sormak istiyorum. Seninle bu kadar iyi anlaştığımıza göre… belki aramızda küçük sırlar da paylaşabiliriz, ne dersin?”Kız merakla baktı. “Ne gibi sırlar?”Üvey anne dudaklarını yaladı, sesini alçaltarak konuştu: “Mesela… senin de benim gibi yasak zevklerden hoşlanıp hoşlanmadığını merak ediyorum. Oğlumla hiç yakınlaşmadın mı? Ya da başka biriyle… belki kadınlarla?”Kızın yanakları kızardı ama inkâr etmedi. “Birkaç kez… denedim. Hoşuma gitti aslında.”Üvey annenin gözleri parladı. “O zaman bu gece tam zamanı. Yemekten sonra… seni odama davet ediyorum. Beraber şarap içeriz, rahatlarız. Ve belki… birbirimizi daha yakından tanırız.” Elini kızın dizinden yukarı kaydırdı, şortunun kenarına kadar geldi. “Korkma tatlım. Sadece eğlence. Senin gibi genç ve güzel bir kızla vakit geçirmek… beni çok heyecanlandırıyor.”Akşam yemeği boyunca sohbet giderek samimileşti. Yemek sonrası şarap kadehleri elden ele geçerken üvey anne kızın omzuna yaslandı, saçlarını okşadı. “Gel benim odama gidelim. Orada daha rahat ederiz.”Odaya girdiklerinde ışıklar loş bırakıldı. Üvey anne kapıyı kapattı ve yavaşça kızın karşısına geçti. Bluzunun düğmelerini tek tek açtı, dolgun göğüsleri siyah dantelli sutyenin içinde ortaya çıktı. “Beğendin mi?” diye sordu yumuşak bir sesle.Kız başını salladı, nefesi hızlanmıştı. Üvey anne yaklaştı, kızın tişörtünü çıkardı ve dudaklarını boynuna değdirdi. “Seni öpmek istiyorum… her yerinden.” Elleri kızın vücudunda geziniyor, göğüslerini okşuyor, kalçalarını sıvazlıyordu. Kısa süre sonra ikisi de soyunmuştu. Üvey anne kızı yatağa yatırdı, üzerine çıktı ve uzun, tutkulu bir öpücükle başladı.Dudakları kızın göğüslerine indi, meme uçlarını emdi, ısırdı. Sonra aşağıya, karnına, oradan da bacaklarının arasına kaydı. Dilini ustaca kullanarak kızı inletmeye başladı. Kız ellerini üvey annenin saçlarına dolamış, “Ahh… devam et…” diye inliyordu.Üvey anne bir süre sonra doğruldu, çekmeceden kayganlaştırıcı ve strap-on aldı. “Şimdi sıra sende tatlım… beni de tatmin et.” Kızı sırtüstü yatırdı, kendi üzerine oturdu ve yavaşça strap-on’u kendine aldı. Kalçalarını indirip kaldırırken inlemeleri odayı doldurdu. “Evet… derinlere… doldur beni…”Gece ilerledikçe pozisyonlar değişti. Üvey anne bazen dominant oluyor, bazen de kızın kontrolüne bırakıyordu. İkisi de ter içinde, orgazm üstüne orgazm yaşadı. En sonunda yorgun ama mutlu bir şekilde birbirlerine sarıldılar.Üvey anne kızın kulağına fısıldadı: “Artık gerçekten en iyi arkadaşız… ve bu arkadaşlık bundan sonra çok daha eğlenceli olacak.”Sabah olduğunda üvey oğlu hâlâ uyurken, iki kadın mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Bakışları gizli bir sırla doluydu. Üvey anne gülümsedi ve kendi kendine düşündü: “Oğlum tenis oynamak istemiyor ama ben yeni bir partner buldum. Hem de en iyisini.”Bu gece, sadece bir başlangıçtı. Yasak bir dostluk, tutkulu bir ilişkiye dönüşmüştü ve üvey anne bundan sonra her fırsatta bu yeni “en iyi arkadaşı” ile vakit geçirmeye kararlıydı.
