Ekleyen Kanal: , Starlar:

Büyük Memeli Afet Tesisatçıya Veriyor
Kali Roses, o sabah uyanır uyanmaz aklına gelen tek şey, evdeki rutin işlerdi. Kahvesini yudumlarken birden kapı zili çaldı ve o an hatırladı: Bugün tesisatçı gelecekti. Erken saatte gelen bu ziyaret, onu sinirlendirmişti. “Daha yeni kalktım, ne kadar rahatsız edici” diye mırıldandı kendi kendine. Kapıyı açtığında karşısında sıradan bir adam duruyordu; tulumunun içinde, alet çantası elinde, profesyonel bir ifadeyle “Merhaba, tesisat arızası için geldim” diyordu. Kali’nin ilk tepkisi soğuk bir “İçeri girin” oldu. Ama adam içeri adım atar atmaz gözleri aşağı kaydı ve o an her şey değişti.Tulumun kumaşı altında belirginleşen devasa bir şişkinlik vardı. Kali’nin nefesi kesildi. Sabahın erken saatinde sinirlenirken şimdi kalbi hızlanmaya başlamıştı. O şişkinlik, adeta bir davetiye gibi duruyordu gözlerinin önünde. Aniden siniri yerini tuhaf bir heyecana bıraktı. “Belki de bu gün o kadar kötü geçmeyecek” diye düşündü içinden. Tesisatçı lavaboya eğilip boruları kontrol etmeye başladığında Kali de yanına yaklaştı. Adam “Bu borularda bir tıkanıklık var gibi” dediğinde, Kali hemen fırsatı değerlendirdi: “Tıkanıklık mı? Ben de bazen tıkanıyorum, bilirsiniz… yardım etmek ister misiniz?” Sesi yumuşak, gözleri muzipti. Adam bir an duraksadı, ama anlamamış gibi devam etti işine.Kali pes etmedi. Her cümlesini cinselliğe çeviriyordu. Adam “Ana vanayı kapatmam lazım” dediğinde, “Vanayı kapatmak mı? Benim vanalarım hep açık kalıyor, siz bilirsiniz” diye yanıt verdi gülümseyerek. Adam hâlâ saf saf bakıyordu. Kali’nin sabrı taşmaya başlamıştı ama aynı zamanda daha da azgınlaşıyordu. Odadan çıkıp birkaç dakika sonra geri döndüğünde üzerinde sadece dantelli iç çamaşırları vardı. Göğüsleri dışarı taşmış, kalçaları kıvrımlı bir şekilde sergileniyordu. Tesisatçı başını kaldırdığında gözleri faltaşı gibi açıldı ama yine de “Şey… borulara bakmam lazım” diye kekeledi. Kali içinden “Bu adam gerçekten anlamıyor mu yoksa numara mı yapıyor?” diye geçirdi. Artık doğrudan olmak zorundaydı.Yanına yaklaştı, elini adamın omzuna koydu ve fısıldadı: “Bak, seni istiyorum. O büyük aletinle beni tamir etmeni istiyorum.” Adam nihayet anladı. Yüzünde şaşkınlık ve arzu karışımı bir ifade belirdi. Hiç vakit kaybetmeden Kali’nin üzerine atıldı. Elleriyle o mükemmel göğüslerini avuçladı, yüzünü arasına gömdü. Kali inledi, başını geriye attı. Adamın dudakları meme uçlarını emerken Kali’nin elleri de aşağı kaydı, tulumun fermuarını indirdi. Sert, uzun ve kalın erkeklik dışarı fırladı. Kali diz çöktü, ağzını açtı ve derinlere aldı. Boğazına kadar soktu, öğürerek, salyalar akıtarak emmeye başladı. Adamın inlemeleri odayı dolduruyordu. “Tanrım, ne kadar derin alıyorsun” diye mırıldandı adam.Kali’nin ağzı ustalıkla çalışıyordu; dili etrafında dönüyor, başını ileri geri hareket ettiriyordu. Adam dayanamadı, Kali’yi kucaklayıp kanepeye taşıdı. Kali üstüne çıktı, cowgirl pozisyonunda oturdu. Yavaşça üzerine indi, içini tamamen dolduran o uzun boruyu hissetti. Kalçalarını sallamaya başladı; yukarı aşağı, dairesel hareketlerle ritim tutuyordu. Göğüsleri zıplıyor, adamın elleri onları sıkıca tutuyordu. Kali’nin inlemeleri artıyordu: “Daha sert… borularımı doldur!” Adam altında kalan pozisyonda kalçalarını kaldırıp daha derine giriyordu.Pozisyon değiştirdiler. Kali dört ayak üstüne geçti, doggystyle. Adam arkasından sertçe girdi, elleri kalçalarını tokatlıyor, saçlarını çekiyordu. Her darbede Kali’nin bedeni sarsılıyor, zevkten çığlıklar atıyordu. Sonra misyoner pozisyonuna geçtiler; Kali bacaklarını adamın omuzlarına attı, derinlere inmesine izin verdi. Adam hızlandı, ter içinde kalmıştı. Kali yalvarmaya başladı: “Lütfen… içime boşal. Borularımı tıkayın, doldurun beni!” Adamın nefesi kesik kesikti. Sonunda dayanamadı; derin bir inlemeyle Kali’nin içine boşaldı. Sıcak sıvılar içini doldururken Kali de orgazmın doruklarına ulaştı, bedeni titreyerek sarsıldı.Sonrasında ikisi de nefes nefese kaldı. Kali gülümsedi, adamın göğsüne yaslandı. Sabahın siniri yerini tatmin olmuş bir huzura bırakmıştı. Tesisatçı işini bitirmiş, boruları tamir etmiş ve Kali’nin “borularını” da güzelce tıkamıştı. Kali kapıyı kapatırken içinden “Belki bir dahaki sefere yine arıza çıkar” diye geçirdi. O gün, unutulmaz bir sabah olmuştu. Yasak olmayan, ama ateşli bir tesadüf… Kali’nin vücudu hâlâ titriyor, dudaklarında zafer dolu bir gülümseme vardı. Adam giderken son bir bakış attı; belki de o da aynı şeyi düşünüyordu: Bu evde her zaman bir “arıza” çıkabilirdi.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*