Babasına Sakso Çekerken Yakalanan Üvey Kardeşini Sikiyor
Sage Roux ile üvey kız kardeşi Lulu Chu, sabahın erken saatlerinde banyoyu kimin önce kullanacağı konusunda tatlı bir tartışmaya tutuşurlar. Lulu, her zamanki şımarık tavrıyla “Hadi ama, ben önce giriyorum!” derken Sage de inatla kendi hakkını savunur. Tartışma uzayınca Lulu birden duraksar, etrafa bakınır ve alçak sesle “Baban evde mi şu an?” diye sorar. Sage şaşkınlıkla “Yok, sanırım çıktı” yanıtını verince kızın yüzünde kurnaz bir gülümseme belirir. “O zaman sen önce gir, sorun değil” diyerek kardeşini şaşırtır. Sage bu ani yumuşamaya anlam veremez ama fırsatı kaçırmamak için banyoya yönelir, kapıyı kapatıp suyu açar.Ancak Lulu’nun aklı bambaşka yerdedir. Sage’in duşun altında olduğuna emin olur olmaz sessiz adımlarla mutfağa süzülür. Orada, tezgahın başında kahve makinesini kurcalayan üvey babasını bulur. Adam daha ne olduğunu anlamadan Lulu diz çöker, hızlı ve kararlı hareketlerle pantolonunun fermuarını indirir. Dakikalar içinde ağzıyla adamı çıldırmışçasına memnun etmeye başlar. Sessiz ama yoğun bir ritimle çalışırken üvey babasının nefes alışları giderek hızlanır. Tam o sırada Sage, duşu kısa kesip havluyla beline sarılı halde mutfağa döner ve donup kalır. Gözleri faltaşı gibi açılır; karşısında üvey kız kardeşi, üvey babasının önünde diz çökmüş, işine devam etmektedir.Lulu başını kaldırıp Sage’i fark eder etmez parmağını dudaklarına götürür, “Şşşt” işareti yapar. Ardından tek bir hamleyle üstünü hafifçe sıyırır, dolgun göğüslerini sergileyerek Sage’in tüm dikkatini üzerine çeker. Bu cesur manzara karşısında Sage’in itiraz edecek hali kalmaz; donakalmış, olduğu yerde kalır. Kısa süre sonra üvey baba kontrolünü kaybeder, derin bir inlemeyle Lulu’nun ağzına boşalır. Hemen ardından hiçbir şey olmamış gibi toparlanır, pantolonunu çeker ve “Ben çıkıyorum” diyerek evden ayrılır. Geride kalan Lulu ise dudaklarını yalayarak ayağa kalkar, ama yüzündeki ifade tatminsizlik doludur. Kendi arzusu hâlâ sönmemiştir.Sage’e dönüp gözlerini kısarak bakar: “Bunu kimseye söylemezsen, seni de memnun ederim. Hem de istediğin gibi.” Sage’in tereddüt ettiğini görünce daha da ileri gider: “Ağzımla başlarım, sonra da tam istediğin gibi sikerim. Ne dersin?” Teklif karşısında Sage’in direnci kırılır. Lulu onu elinden tutup salona, geniş koltuğa doğru çeker. Koltuğa oturur oturmaz Sage’in havlusunu çeker, sertleşmiş erkekliğini avucuna alır ve yavaşça ağzına alır. Dilini ustalıkla gezdirerek onu iyice hazır hale getirir; emişleri derin, ritmi ise tahrik edicidir.Bir süre sonra Lulu doğrulur, Sage’in kucağına yerleşir. Cowgirl pozisyonunda üzerine otururken yavaşça kendini indirir, her santimini hissederek inler. Kalçalarını daireler çizerek hareket ettirir, giderek hızlanır. Zevkten gözleri kısılırken Sage’in elleri de onun beline, kalçalarına kenetlenir. Biraz sonra Lulu dönerek ters cowgirl pozisyonuna geçer; sırtı Sage’e dönük halde, daha derinlere inip kalkmaya başlar. Her inişinde yüksek sesle inler, odanın içinde yankılanan sesler ikisini de daha çok ateşler.Heyecan doruğa ulaşınca Lulu sırtüstü uzanır, bacaklarını iyice açar. Sage üzerine eğilir, trim edilmiş bölgeye yavaşça girer ve ritmik hareketlerle onu doldurur. Lulu’nun tırnakları sırtına gömülür, inlemeleri boğuk çığlıklara dönüşür. Sonra pozisyon değiştirirler; Lulu dört ayak üzerine geçer, köpek stiliyle kendini tamamen teslim eder. Sage arkadan sertçe girip çıkar, her darbede Lulu’nun kalçaları titrer. Tempo iyice artar, sonunda Sage kendini tutamaz hale gelir.Lulu son anda dönüp ağzını açar. Sage birkaç güçlü hareketle içine boşalır; sıcak sıvı Lulu’nun dudaklarından çenesine doğru süzülür. Kız nefes nefese gülümser, parmağıyla çenesindeki kalanları toplayıp yalar. İkisi de koltuğa yığılır, bir süre sessizce birbirlerine bakarlar. Lulu sonunda usulca fısıldar: “Bunu arada bir tekrarlamalıyız, değil mi?” Sage başını sallarken yüzünde hafif bir gülümseme belirir. Aralarındaki bu yeni sır, evdeki dinamikleri tamamen değiştirmiştir ve ikisi de bunun farkındadır.
